Akıllı televizyonların kullanıcı verilerini nasıl topladığına ilişkin tartışmalar yeni bir hukuki sürece dönüştü. LG, bazı televizyonlarının evdeki konuşmaları izinsiz kaydedebildiği iddiaları nedeniyle Portekiz’de toplu davayla karşı karşıya kaldı. Samsung, Vizio ve Roku televizyonları kapsayan ayrı bir araştırmada ise kullanıcıların izleme takibini kapatmasına rağmen bazı cihazların veri aktarımını sürdürdüğünü düşündüren bulgular elde edildi.
LG, Samsung ve Vizio Televizyonlarda Gizlilik Tartışması
Portekiz’deki tüketici hakları kuruluşu Citizens Voice, LG’nin akıllı televizyonlarında kullandığı veri toplama teknolojilerinin incelenmesi için yargıya başvurdu. Davaya elektronik perakende zincirleri FNAC ve Worten da dahil edildi. Kuruluş, tartışmalı özellikleri barındıran televizyonların satışının durdurulmasını, üretimlerinin sonlandırılmasını ve daha önce satılan cihazların ücretsiz olarak düzeltilmesini talep ediyor.

Hukuki sürecin çıkış noktasında, Eylül 2026’da Gamers Nexus tarafından yayımlanan teknik inceleme bulunuyor. Level1Techs ve bağımsız güvenlik araştırmacılarının katkıda bulunduğu çalışmada, bazı LG OLED televizyonların çevrelerindeki cihazlara ve kullanıcı etkinliklerine ilişkin çeşitli bilgiler toplayabildiği öne sürüldü.
İnceleme sırasında Wireshark gibi ağ izleme yazılımları kullanıldı. Test edilen televizyonların aynı yerel ağa bağlı akıllı telefonları ve diğer elektronik cihazları tespit edebildiği, IP adresleri, Wi-Fi ağ adları (SSID), sinyal seviyeleri ve konumla ilişkili çeşitli bilgileri işleyebildiği bildirildi.

Araştırmadaki en ciddi iddia ise ses kayıtlarıyla ilgili. Bazı LG televizyonların ekranları kapalıyken bile mikrofon üzerinden ortam seslerini alabileceği, internet bağlantısı bulunmadığında bu kayıtları cihazın belleğinde tutabileceği ve bağlantı yeniden kurulduğunda aktarabileceği ileri sürüldü. LG’nin televizyonlarda kullandığı webOS işletim sistemindeki güvenlik açıklarının cihazlara yetkisiz erişim imkânı sağlayabileceği de iddialar arasında yer aldı.
LG, televizyonların ev içindeki konuşmaları sürekli kaydettiği yönündeki suçlamaları reddetti. Şirketin 12 Eylül’de yaptığı açıklamada, ses tanıma işlevinin yalnızca kullanıcı tarafından etkinleştirilen belirli koşullarda çalıştığı belirtildi. Bunlar arasında kumandadaki mikrofon veya yapay zekâ düğmesine basılması ve sesle kontrol özelliği açıkken desteklenen uyandırma komutunun kullanılması bulunuyor.
LG’nin açıklamasında uyandırma komutunun algılanması için gerekli ses işlemlerinin televizyonun kendi donanımı üzerinde gerçekleştirildiği ifade edildi. Geçerli bir komut algılanmadığında ortam seslerinin yazıya dönüştürülmediği, saklanmadığı ve internet üzerinden gönderilmediği belirtildi. Şirket ayrıca internet bağlantısı kesildiğinde oluşan ses tanıma sonuçlarının bağlantı geri geldiğinde sunuculara yüklenmediğini bildirdi.
Tartışmaların bir bölümü de Otomatik İçerik Tanıma, yani ACR teknolojisine dayanıyor. Akıllı televizyonlarda kullanılan bu sistem, oynatılan programları ve diğer görüntülü içerikleri dijital parmak izleri üzerinden belirliyor. Elde edilen izleme bilgileri, reklam gösterimlerinin kişiselleştirilmesi ve izleyici davranışlarının analiz edilmesi için kullanılabiliyor.
LG, ACR sisteminin evdeki konuşmaları kaydetmediğini veya televizyon ekranından görüntü toplamadığını, içerik tanımlama işlemini dijital ses parmak izleriyle gerçekleştirdiğini açıkladı. Şirket, ACR, ses tanıma ve ilgi alanına dayalı reklam özelliklerinin varsayılan olarak kapalı olduğunu ve kullanıcıların bu işlevlere verdikleri izinleri televizyon ayarlarından değiştirebildiğini belirtti.
Ancak Portekiz’de başlatılan hukuki süreçte şirketin açıklamalarının yeterliliği de sorgulanıyor. Teknoloji yayını TEK Notícias, LG’nin açıklamasının çevrimdışı ses depolama testleri ve webOS güvenlik açıklarıyla ilgili iddiaları doğrudan yanıtlamadığını gündeme getirdi.
Citizens Voice, televizyonların kullanıcılar sesli kontrol özelliğini etkinleştirmeden konuşmaları kaydedip kaydedemediğinin bağımsız uzmanlar tarafından araştırılmasını istiyor. Mahkemeden ayrıca veri toplama uygulamalarının tüketici haklarına aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi talep edildi. Satış yasağı veya ürünlerin piyasadan çekilmesine ilişkin kesinleşmiş bir karar henüz bulunmuyor.
Diğer taraftan ABD’deki Northeastern Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen ayrı bir araştırma, akıllı televizyonların gizlilik tercihlerine nasıl yanıt verdiğini ortaya koydu. Watching the Watchers adlı çalışmada 10 farklı üreticiden 12 televizyon ve sekiz işletim sistemi incelendi. Araştırma kapsamında toplam 5.943 kontrollü test gerçekleştirildi.
Test edilen sistemler arasında Samsung Tizen OS, LG webOS, Roku OS, Google TV, Amazon Fire TV OS, Vizio SmartCast, VIDAA ve Xumo OS yer aldı. Bu işletim sistemleri, ABD akıllı televizyon pazarının yaklaşık yüzde 95’ini kapsıyor. Araştırma sonuçları ise test edilen modellerin ve yazılım sürümlerinin davranışlarını yansıtıyor.
Televizyonlar anten yayını, HDMI bağlantısı, Netflix, YouTube, Tubi, üreticilerin kendi yayın servisleri ve ekran yansıtma gibi kullanım senaryolarında değerlendirildi. Araştırmacılar önce ACR özelliği açıkken oluşan ağ trafiğini ölçtü, ardından kullanıcıların içerik takibini devre dışı bıraktığı koşullarda testleri tekrarladı.
LG webOS, Sony televizyonlarda kullanılan Google TV, Amazon Fire TV OS ve VIDAA platformlarında ACR izni kaldırıldıktan sonra ilgili veri trafiğinin durduğu tespit edildi. Samsung, Roku ve Vizio cihazlarında ise farklı sonuçlar ortaya çıktı.
Samsung’un Tizen işletim sisteminde, içerik tanıma işlevi kapatıldıktan sonra da ACR ile uyumlu ağ trafiği gözlemlendi. Samsung’un kendi televizyon yayın hizmeti kullanılarak gerçekleştirilen 30 testin tamamında bu tür trafik tespit edildi. Anten yayınıyla yapılan 60 testin 41’inde, HDMI bağlantısıyla gerçekleştirilen 30 testin 18’inde ve Tubi uygulamasındaki 30 denemenin 6’sında da benzer sonuçlar kaydedildi.
Vizio televizyonlarda gizlilik ayarının değiştirilmesi, tespit edilen ACR bağlantılarının davranışında gözlemlenebilir bir değişiklik oluşturmadı. Kullanıcıların içerik tanıma özelliğinden çıkmayı seçtiği denemelerin tamamında televizyonlar, Amazon Kinesis altyapısındaki ACR sunucusuyla iletişim kurmayı sürdürdü. İlgili ağ trafiğinde bir azalma da ölçülmedi.
Roku platformunda ise farklı bir durum belirlendi. Kullanıcının ACR’yi devre dışı bırakma tercihi, Roku’nun kendi yayın hizmeti The Roku Channel için geçerli değildi. TCL markalı televizyonlarda bu istisnaya gizlilik ayarlarında yer verilirken Roku markalı cihazlarda aynı bilgilendirme bulunmadı. Ayrıca TCL televizyonlarda anten yayınlarıyla gerçekleştirilen 90 testin 9’unda ACR ile ilişkili olabilecek trafik tespit edildi.
Araştırmacılar, ağ trafiğinin büyük bölümünün şifreli olması nedeniyle Samsung ve Vizio televizyonlardan gönderilen paketlerin içeriklerini doğrudan inceleyemedi. Bu nedenle söz konusu bağlantıların kesin olarak kullanıcıların izleme geçmişini aktardığı veya verilerin şirket sunucularında saklandığı doğrulanamadı. Değerlendirme, bağlantıların gerçekleştiği zamanlar, veri miktarı ve iletişim kurulan sunucular üzerinden yapıldı.
VIDAA işletim sisteminde ise doğrudan okunabilen veri aktarımları tespit edildi. Platformun ACR sistemi üzerinden gönderdiği bilgiler arasında televizyonun kalıcı cihaz kimliği, izlenen içerik, kullanılan uygulama ve diğer teknik veriler bulunuyordu. Bu bilgilerin şifrelenmeden aktarılması nedeniyle ağ trafiğine erişebilen üçüncü taraflar tarafından okunabildiği belirlendi.
Ayrıca yeterli erişim denetimi bulunmayan bir sunucu üzerinden 1 milyondan fazla televizyona ait 57 milyonu aşkın içerik tanıma kaydına erişilebildiği ortaya çıkarıldı. Güvenlik sorununun bildirilmesinin ardından sunucuya kimlik doğrulama eklendi. Bununla birlikte araştırmada incelenen veri iletiminin şifrelenmemesi sorunu devam etti.
Vizio’nun WatchFree+ yayın hizmetinde de ACR sisteminden bağımsız bir bilgi sızıntısı belirlendi. İzlenen programların ve kanalların adları, şifrelenmemiş DNS sorgularında ve bağlantı bilgilerinde görülebiliyordu. Araştırmacılar, ağ trafiğini izleyen kişilerin bu bilgiler üzerinden kullanıcıların hangi programları izlediğini belirleyebileceğini kaydetti. Televizyonun gizlilik menüsünde söz konusu aktarımı durdurmaya yönelik bir seçenek bulunmadığı da tespit edildi.


