Türkiye’de yeni nesil mobil iletişim teknolojileri üzerine yürütülen çalışmalarda önemli bir aşamaya geçildi. Turkcell ve TÜBİTAK tarafından geliştirilen yerli 6G şebeke çözümleri, ilk kez gerçek saha koşullarında denendi. İstanbul ve Kocaeli’de gerçekleştirilen testlerde, akıllı yüzey teknolojilerinin kullanılmasıyla 5G sinyal kalitesinde en az 10 dB iyileşme kaydedildi.
Türkiye’nin Yerli 6G Prototipleri İlk Saha Testlerini Geçti
Türkiye’de 5G’nin kullanıma sunulmasının ardından 6G altyapılarında kullanılabilecek teknolojiler üzerindeki çalışmalar da devam ediyor. Turkcell ve TÜBİTAK’ın ortak araştırmaları sonucunda geliştirilen üç farklı akıllı yüzey prototipi, laboratuvar ortamından çıkarılarak ticari nitelikli test sistemlerinde incelendi. Çalışmalar, Turkcell 6GEN.LAB koordinasyonunda TÜBİTAK MAM MİLTAL ve TÜBİTAK BİLGEM HİSAR Laboratuvarı ekipleri tarafından yürütüldü.

Denemeler için Turkcell’in İstanbul’daki Kartal Plaza yerleşkesi ile TÜBİTAK’ın Kocaeli Gebze Kampüsü kullanıldı. Burada kurulan test altyapılarında 3,7 GHz ve 26 GHz frekans bantları üzerinden gerçekleştirilen ölçümlerde, yerli prototiplerin kablosuz sinyaller üzerindeki etkisi değerlendirildi. Elde edilen verilerde sinyal kalitesinin en az 10 dB artırılabildiği görüldü.
Geliştirilen çözümler, özellikle yüksek frekanslarda karşılaşılan kapsama sorunlarıyla bağlantılı. Mobil iletişimde kullanılan sinyaller, binalar, metal yüzeyler ve kaplamalı camlar gibi fiziksel engellerden etkilenebiliyor.
Frekans yükseldikçe bu engellerin bağlantı kalitesi üzerindeki etkisi daha belirgin hale gelebiliyor. Akıllı yüzey teknolojileri, elektromanyetik dalgaların yayılımını kontrol ederek sinyallerin farklı noktalara yönlendirilmesine olanak tanıyor.
Ortak araştırmalar kapsamında Statik Yansıtıcı Yüzey (SRS), Statik Geçirgen Yüzey (STS) ve Uyarlanabilir Akıllı Yüzey (RIS) olmak üzere üç ayrı teknoloji geliştirildi. Prototiplerin her biri, kablosuz sinyallerin farklı fiziksel ortamlarda karşılaştığı sorunlara yönelik özellikler taşıyor.
Statik Yansıtıcı Yüzey, baz istasyonundan gelen radyo sinyallerini belirli bir açıyla başka bir noktaya yansıtabiliyor. Metalik yüzeylerden oluşan bu sistem, sinyalin doğrudan ulaşamadığı alanlara kablosuz bağlantı taşınmasını sağlayabiliyor. Teknolojinin dikkat çeken özelliklerinden biri de sinyal yönlendirme işlemini harici bir güç kaynağına ihtiyaç duymadan gerçekleştirebilmesi.
Statik Geçirgen Yüzey ise özellikle cam cepheli binalarda yaşanan sinyal kayıpları üzerinde çalışıyor. Modern yapıların dış cephelerinde bulunan bazı özel cam kaplamaları, radyo frekanslarının iç mekânlara geçişini zorlaştırabiliyor. Geliştirilen yüzey teknolojisi, camın ışık filtreleme özelliklerini korurken mobil iletişim sinyallerinin daha düşük kayıpla içeri ulaşmasına olanak veriyor.
Üçüncü sistem olan Uyarlanabilir Akıllı Yüzey, diğer iki prototipten farklı olarak değişken koşullara uyum sağlayabiliyor. RIS adıyla bilinen teknoloji, şebekeden gelen kontrol bilgileri doğrultusunda sinyallerin yönünü değiştirebiliyor. Düşük güç tüketimiyle çalışan sistem, bağlantının zayıfladığı bölgelerde elektromanyetik dalgaların ihtiyaç duyulan noktalara yönlendirilmesini sağlıyor.
Türkiye’nin ilk yerli RIS prototipi, 5G şebekelerinde de kullanılan n78 frekans bandında geliştirildi. Bu teknolojinin ilerleyen süreçte farklı kullanım alanlarına uyarlanması ve yeni nesil meta-yüzey tasarımlarıyla geliştirilmesi üzerinde çalışmalar devam ediyor.
Akıllı yüzey sistemleri, özellikle kullanıcı yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerde kullanılabilecek çözümler arasında bulunuyor. Şehir merkezlerinde, finans ve ticaret bölgelerinde, büyük etkinlik alanlarında ve kapalı mekânlarda çok sayıda cihazın aynı anda şebekeye bağlanması, kapsama ve kapasite yönetimini zorlaştırabiliyor. Yeni nesil yüzeyler, mevcut baz istasyonlarından yayılan sinyallerin daha verimli yönlendirilmesine yardımcı olabiliyor.
TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, geliştirilen SRS, STS ve RIS tasarımlarının Türkiye’nin yüksek frekanslı haberleşme teknolojilerindeki yerli araştırma çalışmalarının bir parçası olduğunu belirtti. Aydın, n78 bandındaki RIS prototipinin ardından farklı kullanım senaryolarına uygun yeni nesil meta-yüzey çözümleri üzerinde çalışacaklarını ve araştırma sonuçlarının ticari ürünlere dönüştürülmesi sürecini destekleyeceklerini açıkladı.
Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör de şirketin 5G altyapısına yönelik yatırımlarını sürdürürken 6G araştırmalarına devam ettiğini ifade etti. Güngör, özellikle cihaz yoğunluğunun fazla olduğu bölgelerde şebeke kapsamasını ve verimliliğini artırabilecek teknolojiler üzerinde çalıştıklarını söyledi. TÜBİTAK ile gerçekleştirilen ortak çalışmaların ardından yerli prototiplerin saha ortamında denenmesi de tamamlandı.
Gerçekleştirilen testler, Türkiye’de ticari bir 6G şebekesinin faaliyete geçtiği anlamına gelmiyor. Geliştirilen prototipler, gelecekteki 6G altyapılarında kullanılabilecek teknolojilerden oluşuyor ve mevcut 5G frekanslarında test edildi. Çözümlerin ticari şebekelere entegre edilmesi için ürün geliştirme, farklı saha koşullarında doğrulama ve standartlarla uyumluluk çalışmalarının sürdürülmesi gerekiyor.


