Çin, yapay zekâ destekli matematik araştırmalarında yeni bir döneme girdi. Ülkenin önde gelen sekiz bilim kurumu, 1000’den fazla araştırmacının katıldığı büyük bir iş birliğine imza attı. Fields Madalyası sahibi matematikçi Shing-Tung Yau öncülüğünde kurulan ittifak, karmaşık matematik problemlerinin çözümünde yapay zekâ modellerinden yararlanacak. Araştırmalar kapsamında otomatik ispat sistemleri geliştirilecek ve matematiksel keşiflerde yapay zekânın kullanım alanları genişletilecek.
Çinli Matematikçiler Yapay Zekâ İçin Ortak Araştırma Başlattı
Pekin’deki Tsinghua Üniversitesi, 11 Ekim’de düzenlenen törenle Yau Matematik ve Yapay Zekâ Laboratuvarları İttifakı’nın kuruluşuna ev sahipliği yaptı. Girişimin liderliğini, matematik alanının en prestijli ödüllerinden Fields Madalyası’nı 1982 yılında kazanan Shing-Tung Yau üstlendi. Yau, Çin’in yapay zekânın ileri düzey bilimsel araştırmalarda kullanılması konusunda ABD’nin gerisinde kaldığını açıkça dile getirdi.

Yeni ittifakın kurucuları arasında Tsinghua Üniversitesi Qiuzhen Koleji, Yau Matematik Bilimleri Merkezi, Pekin Yanqi Gölü Uygulamalı Matematik Enstitüsü ve Çin Bilimler Akademisi Morningside Matematik Merkezi bulunuyor.
Şanghay Matematik ve Disiplinlerarası Bilimler Enstitüsü, Southeast Üniversitesi Yau Merkezi, Shenzhen Hetao Matematik ve Disiplinlerarası Bilimler Enstitüsü ile Hong Kong Çin Üniversitesi Zhi Zhen Disiplinlerarası Matematik Bilimleri Akademisi de programa katıldı.
Ortak araştırmalarda matematiksel akıl yürütme yetenekleri geliştirilmiş büyük dil modelleri kullanılacak. Bu modeller, mevcut problemlere çözüm üretmenin yanında yeni matematiksel varsayımlar oluşturmak ve farklı ispat yöntemlerini araştırmak için de eğitilecek. Araştırmacılar, yapay zekânın elde ettiği sonuçların hangi mantıksal adımlardan geçtiğini inceleyerek matematiksel doğruluğu denetleyecek.
Programın önemli çalışma alanlarından birini otomatik ispat doğrulama sistemleri oluşturuyor. Özellikle Lean 4 gibi araçlar sayesinde karmaşık matematiksel ifadeler, bilgisayarların kontrol edebileceği biçimsel yapılara dönüştürülebiliyor. Böylece yapay zekâ tarafından hazırlanan ispatlardaki mantık hataları incelenebiliyor ve sonuçlar bağımsız olarak doğrulanabiliyor.
Bu alandaki çalışmalar şimdiden milyonlarca satırlık kod tabanlarına ulaşmış durumda. Sonlu basit grupların sınıflandırılmasının biçimsel olarak doğrulanmasına ilişkin projede, ana teoremin bağımlılıklarını kapsayan kod miktarı 2,8 milyon satırı geçti. Calabi varsayımı üzerindeki ayrı bir çalışmada ise büyük dil modeli ajanlarının desteğiyle yaklaşık 273 bin satırlık Lean 4 kodu oluşturuldu.
Kuruluş toplantısında, yapay zekânın katkı sağladığı matematiksel araştırmalardan örnekler de paylaşıldı. Tsinghua Üniversitesi’ndeki bir öğrenci ekibi, Arnold varsayımının belirli bir dejenere durumunu çürüten bir çalışma gerçekleştirdi. Başka bir araştırmada ise yedi boyutlu 28 farklı düzgün homotopi küresinin tamamının kesin pozitif kesitsel eğrilik taşıyabileceğine ilişkin bir ispat ortaya kondu.
İttifakın ilk ortak laboratuvarı, Tsinghua Üniversitesi bünyesindeki Qiuzhen Koleji ile Yau Matematik Bilimleri Merkezi tarafından kuruldu. Çalışmalar Pekin’in yanı sıra Şanghay, Nanjing, Shenzhen ve Hong Kong’daki araştırma merkezlerinde yürütülecek.
Katılımcı kurumlar hesaplama kaynaklarını, eğitim verilerini ve matematiksel bilgi kütüphanelerini ortak kullanabilecek. Araştırma faaliyetlerinin bilimsel koordinasyonundan ise Yau başkanlığındaki akademik komite sorumlu olacak.
Matematik alanında geliştirilecek yapay zekâ teknolojileri farklı bilim dallarında da kullanılacak. Araştırma programında kuantum hesaplama, yaşam bilimleri, ekonomi ve finans gibi alanlardaki matematiksel problemlere yer veriliyor.
Ayrıca genç araştırmacıların yetiştirilmesi, uluslararası akademik ortaklıkların kurulması ve Journal of AI-Assisted Mathematics adlı bilimsel derginin yayımlanması da ittifakın çalışma planında bulunuyor.
Shing-Tung Yau, yapay zekâ teknolojilerinde yaşanan gelişmeleri değerlendirirken yaklaşık 50 yıllık akademik kariyerinde benzer hızda bir değişim görmediğini söyledi. Özellikle son altı ayda kaydedilen ilerlemenin beklentilerinin ötesine geçtiğini belirten matematikçi, ortaya çıkan tabloyu hem heyecan verici hem de tehlikeli olarak nitelendirdi. Yau, bilimsel araştırmalarda kullanılacak yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesinde matematikçilerin ve temel bilim uzmanlarının daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini de ifade etti.
Bununla birlikte yapay zekânın ürettiği matematiksel ispatların güvenilirliği, ittifakın üzerinde durduğu başlıklardan biri olacak. Uluslararası Matematik Birliği Başkan Yardımcısı He Xuhua, yapay zekâ araçlarının araştırmacılara yeni fikirler sunabildiğini ancak matematikte geçerli olan katı doğrulama kurallarının korunması gerektiğini vurguladı. Yapay zekâ desteğiyle hazırlanan akademik çalışmaların bağımsız incelemeden geçirilmesi ve kullanılan teknolojilerin açıkça belirtilmesi de gündemde yer alıyor.
Yeni araştırma düzeni matematik eğitimini de kapsıyor. Yapay zekânın problem çözme ve akademik metin hazırlama süreçlerine katılmasıyla birlikte öğrencilerin bilgi ve becerilerinin nasıl ölçüleceği yeniden tartışılıyor. Eğitim programlarında bağımsız akıl yürütme, bilimsel soru oluşturma, sonuçları eleştirel biçimde değerlendirme ve matematiksel ispat geliştirme becerilerine ağırlık verilmesi üzerinde çalışılıyor.


